Uzun zamandır adını sıkça duyduğum, bi çok kişi tarafından tavsiye edilen ama bir türlü okumaya vakit bulamadığım yazarlardandı Ahmet Ümit. Bu yaz inadımı kırıp ufak bi araştırmayla “Patasana” isimli kitabından giriş yaptım Ahmet Ümit kitaplarına. Daha bugün bitirebildim kitabı. Ve oldukça beğendiğimi söyleyebilirm.
Gelelim
kitap hakkındaki eleştirilerimize; öncelikli olarak geçmişe ve günümüze sırayla
geçiş yapılan örgü beni fazlasıyla memnun etti. Başlarda sürekli olarak Patasana hakkındaki bölümü merakla bekleyerek
geçti sayfalar, ama sonlara geldikçe baş karakter Esra’nın bulunduğu
günümüzdeki kazı çalışmaları ve gelişen olaylar da ilgimizi çekmeye yetti.
Sonuç olarak tarihle içiçe harmanlanmış, içerisinde yazarın bize vermek
istediği derslerle dolu dolu olan bir eserle karşılaştım. Yazarın anlatımını
beğensem de bazen gereksiz yere kendini kastığını düşünüyorum. Her bölümü edebi
metin gibi aktarmasına gerek yoktu bence. Ama bunun dışında çok fazla
eleştirebileceğim nokta bulamadım.
Kitap
hakkındaki en hoşuma giden husus ise kitaptaki her karakterin özenle seçilmiş
olup, herbirinin tarihi olaylara farklı bakış açılarından bakarak bizi
düşündürmesi oldu. Yani kitap bir konu hakkında bir cevap vermek yerine bu konu
hakkında farklı düşüncelere sahip insanların fikirlerini bize sunarak bizi
düşünmeye sevkediyor. Buna örnek olarak Ermeni meselesi hakkındaki diyalogları
gösterebilirim. Bir askerin, bir köylünün, bir ermeninin, bir solcunun veya konu hakkında çok fazla fikri olmayan bir
bireyin fikirlerini belirtip, günümüz toplumunda taraflardan duyabileceğimiz
cevapları bir ayna gibi bize sunuyor.
Kısacası
kitap bende güzel bir etki bıraktı. Ahmet Ümit’in diğer kitaplarını da şimdiden
araştırmaya başladım; ) Tarihi ve arkeolojiyi sevenlere tavsiye ederim.
